Omurga tümörleri, vücut taramaları sırasında tesadüfen ya da yürüme güçlüğü ile kendisini gösteriyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Çağatay Öztürk, omurgadaki lokal ağrıların dikkate alınması uyarısında bulunarak risk altındaki hastaların vücut taraması yaptırması gerektiğini vurguluyor.

Meme, akciğer ve vücudun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkabilen tümörlerin omurgaya sıçramasıyla oluşan “metastatik omurga tümörleri” hastanın tedavisi sırasında her zaman anlaşılamıyor ve hastanın felç riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Çağatay Öztürk, vücudunda tümör bulunan hastaları metastatik omurga tümörlerine karşı uyararak vücut taramalarını ihmal etmemeleri gerektiğini belirtiyor.
Geçmeyen sırt ağrılarına dikkat
Omurga ve omurilik tümörleri yerleşim yerine göre farklı sinyaller verebiliyor. Sırtta olan ve istirahatle geçmeyen ağrı en sık rastlanan şikayetler arasında bulunuyor. Ateş, kilo kaybı, halsizlik gibi kronik hastalık bulguları da görülebiliyor. Sırt ve bel bölgesinde buluna tümörler kollar ve bacaklarda uyuşma hissiyle birlikte yürüme güçlüğü yaratabiliyor.

Dr. Çağatay Öztürk metastatik omurga tümörleri tedavisinde radyoloji ve onkoloji uzmanlarıyla birlikte çalışıldığını anlatarak, “Vücudunun başka bir bölgesinde tümör bulunan hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak metastatik omurga tümörü tedavisi için hazırlamak gerekiyor. Tedavi; tümörün yer aldığı bölge, tümörün büyüklüğü, hastanın yaşı gibi faktörlere göre değişiklik gösteriyor. Cerrahi girişim, radyoterapi, kemoterapi, immunoterapi gibi yöntemler tek başlarına veya bir arada kullanılarak hastanın tedavi süreci başlatılıyor” diyor.

Dr. Çağatay Öztürk, metastatik omurga tümörlerinde risk grubunu, 45 -65 yaşları arasındaki kanser geçmişi olan erkeklerin oluşturduğunu belirtiyor.

Yorumlar

yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir